sosyomat.com

  1. sosyomat hesabınızla giriş yapın.
  2. üye ol
  3. parolamı unuttum
  4. giriş

süregelen degişgen

4 kişi kendisini tutuyor, 46 arkadaşı var.


04.03.1980 doğumlu, 31 yaşında. şu an yaşadığı yer İstanbul. civilengineer olarak çalışıyor.
  • bloguna son yazdığı yazı: :::))))).

emrecehayat not kutusu rss kaynağı

arkadaşları neler demişler?

Tüm dünya, ülkemiz ve üyelerimiz arasında görev yapan kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutluyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

Cumhuriyetimizin odak noktasında yer alan kadınlarımız, modern ve çağdaş günlere gelmemizde önemli görevler başarmışlardır. Kadınlar gününüz kutlu olsun.

8 Mart Dünya Kadınlar Gününde, saygıdeğer Türk ve Dünya kadınlarına sağlık ve mutluluk dolu bir gelecek diliyorum.

emrecehayat   08 Mart 2011 10:27  

Zamane insanının ilişkilerinde seni seviyorum, aşkım, canım, hayatım, iyi ki hayatımdasın vb. ifadeler ne kadar çok ve gereksiz kullanılıyor, hem bunu diyenler karşısındakiyle kavga ediyor! Evet ortada bir çelişki var; çünkü sevgi bu kadar kavgayı, aldatmayı, ağlatmayı, incitmeyi vb. kaldırmaz! Birisi hem sevdiğini söylüyor hem de karşısındakine acı veriyorsa bu bir çelişkidir...

emrecehayat   17 Şubat 2011 10:13  

can ağrısı ağır işciliktir.

emrecehayat   16 Temmuz 2010 14:07  

rakı şişesinde balık olsam

emrecehayat   01 Mart 2009 18:19  

Çocukluğumun bahçesiydin sen
bütün bilinen mutluluklardan uzakta,
o sarışın akşam üstlerinde,
ıstırabın eşiğinde...
Nefesim sıkıştığında seni sevmekten
ömrünü okurdum o acı neşede,
boşalırdı ağzımdan o kanlı nefes
sonra çok özlendiği için acımasızca talan edilen
her baharda dönerdim oaraya...
O sarışın akşam üstleri
hiç gitmediğim uzaklardan döndüğüm yer olurdu...
Bilinen bütün mutluluklardan uzakta
kalırdım orada,
kalırdım çocukluğumun bahçesinde,
aşktan nefes alamadığım o yerde...

emrecehayat   02 Şubat 2009 18:33  

hoşgeldin emre :)

759   03 Nisan 2008 14:47  

tesekkurler

emrecehayat   03 Nisan 2008 16:24  

vatana hoşgeldin genç

Stupid Cupid   02 Nisan 2008 22:00  

tesekkurler eskı dost

emrecehayat   02 Nisan 2008 22:42  

hoşgeldin emre:))

dudush   02 Nisan 2008 00:35  

thank you soo much

emrecehayat   02 Nisan 2008 00:48  

hoşgeldin emrecimmm :))

FnDa   02 Nisan 2008 00:15  

thanks a lot

emrecehayat   02 Nisan 2008 00:21  

deli ti si moj lubavi volim te draga moj

emrecehayat   30 Mart 2008 22:22  

blog yazıyom buraya rss kaynağı

adresi: http://emrecehayat.sosyomat.com/blog
1 yorum var - 18 Ağustos 2008 13:23 yazılmış
0 yorum var - 18 Ağustos 2008 13:22 yazılmış
0 yorum var - 18 Ağustos 2008 13:21 yazılmış
3 yorum var - 31 Mart 2008 15:23 yazılmış
0 yorum var - 31 Mart 2008 13:08 yazılmış
0 yorum var - 30 Mart 2008 23:54 yazılmış
0 yorum var - 25 Mart 2008 09:26 yazılmış
7 yorum var - 23 Mart 2008 13:33 yazılmış
3 yorum var - 21 Mart 2008 09:33 yazılmış

Sosyomatlar

üyesi olduğum topluluklar | yöneticisi olduğum topluluklar
  1. Atatürk

    Atatürk

    7924 üyesi var. üyelik serbest.
  2. müzik

    müzik

    6345 üyesi var. üyelik serbest.
  3. sosyomatch

    sosyomatch

    4108 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile.
  4. galatasaray

    galatasaray

    3533 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile.
  5. Aşk

    Aşk

    3508 üyesi var. üyelik serbest.
  6. düşünce çöplüğü

    düşünce çöplüğü

    2959 üyesi var. üyelik serbest.
  7. HELP FOR CHILDREN

    HELP FOR CHILDREN

    2507 üyesi var. üyelik serbest.
  8. eskişehir

    eskişehir

    2169 üyesi var. üyelik serbest.
  9. amatör fotoğrafçılar

    amatör fotoğrafçılar

    1244 üyesi var. üyelik serbest.
  10. Tavla Delileri

    Tavla Delileri

    608 üyesi var. üyelik serbest.

1 2

emrecehayat panosu rss kaynağı

arkadaşları neler demiş?

İnsanların başarısının sırrı, çok büyük nüfuslar oluşturacak şekilde bir arada yaşayabilmelerinde yatar. Çünkü insan, başka hiçbir canılının dayanamayacağı nüfus yoğunluğu, stres ve karmaşa içinde bile hâlâ ayaktadır. Bu uyum yeteneklerinin dışında insanlarda, yeni keşif ve maceralara açılma ve yeni şeyler öğrenmek için bitip tükenmeyen bir merak vardır.

Evrim sürecinde insanın merak ettiklerinin başında cinsel doğası ve yaratım gücü gelir.

Erkek ve kadının evrim süreci göz önüne alındığında erkeklerin daha çocukça davranış şekillerini benimsedikleri, daha az değişikliğe uğradıkları, kadınların ise daha çocuksu fiziksel özellikler kazanarak daha fazla zihinsel özellikler kazandığı görülmüştür.

Sevişmek de, bilhassa kadın bedeninin muhteşemliklerini göstermesi açısından ilginçtir.

Bir araştırmaya göre sevişmenin faydaları şöyle sırlanmış:

Anılar tazelenir: Seks, çok geniş bir kavramdır. Sadece cinsel organların birbirlerine değmesi, uyarması ve orgazm yaşanması, tek başına seks değildir. Eşler birbirlerine daha çok bağlanır, birbirlerini daha çok düşünür ve uyum içinde olurlar. Daha önce yaşadıklarını konuşur, zihinlerindeki hoş, birleştirici anıları tazelerler.

Kalpleri birleştirir: Seks sadece bedenleri değil, ruhları ve kalpleri de birleştirir. Özellikle kadında seks isteği bir fiziksel aktiviteden çok, ruhunu doyurmak amacı ile kendine gösterir.

Toleransı artırır: Duygularını partnerine sevgi dolu sözlerle aktarmak, eşler arasında var olan toleransın da artmasına neden olacaktır. Seks, kadının da erkeğin de birbirine karşı daha hoşgörülü olmasını sağlayacaktır.

İlişkiyi sıklaştırır: Cinsellikte, egoizmin ortadan kalkması, bütün ortak konularda daha açık ve paylaşımcı eşler yaratır. Eşlerin birbirlerine karşı olan bu yaklaşımları ve duydukları mutluluk cinsel uyarılma açısından da büyük önem taşır. Her iki eş de bu kadar mutlu oldukları bir ilişkiyi sık sık yaşamak isteyeceklerdir. Açık ve mutlu bir ilişki eşleri, “Onu nasıl daha mutlu edebilirim?” sorusunu sormaya ve yeni fantaziler üretmeye yönlendirecektir.

Bilgi paylaşımı artar: Eşlerin cinsellik konusundaki bilgileri, eşler arasındaki ilişkilerin başarısı ve çeşitliliği açısından önemlidir. Burada vurgulamak istediğimiz, eşlerin ne kadar çok cinsel deneyimi varsa veya ne kadar çok cinsel yöntem biliyorsa, o kadar başarılı oldukları değildir. Her çift, yaşadıkları kültüre göre bilgi edinecekleridir. Önemli olan bilgilerini geliştirmek için kaynaklara başvurmaktan çekinmemeleridir. Eşinin karşısına, değişiklik olsun veya ilgi çeksin diye siyah deri seksi elbiselerle çıkarsa belki de eşinin içinde büyük bir soğumaya neden olabilir. Bu nedenle, eşler kendi kültürel yapılarının izin vereceği değişiklikleri kendileri bulmalıdır. Ancak bu konudaki kaynaklar, onlara fikir verebilir.

Mutluluğu getirir: Cinsellikte atılacak bütün adımlar yakınlaştırıcı olmalıdır. Eşler, seks yaşamlarını ilgilendiren konularda çok dikkatli seçimler yapmalıdır ve eşlerinin düşüncesini mutlaka sormalıdır. Düzenli ve mutlu bir cinsel yaşam, sağlık, mutluk ve huzur getirecektir.”

Kısaca cinsellik bir tabu ya da sapkınlık değil, tam tersine en insani yanımızdır…

İnsan sevdikçe büyür, sevdiğine dokundukça zenginleşir ve seviştikçe parlar.

Kendiniz olarak sevmenizin ve sizi sırf “siz” olduğunuz sevenin muhteşem “karma”sıdır.

Yapılan araştırmalar, düzenli bir cinsel hayatın çiftlerin sağlığına büyük katkı sağladığını ortaya koymuştur.

Sevişmek, zinde kalmanın, form tutmanın ve kendini iyi hissetmenin en zevkli yöntemidir.

Şehvetle sevişmek arasında çok ciddi farklar vardır. Şehvet bildiğiniz tüm duyguları ve sizi yok eder. Düşünceleriniz sislenir, arzunun sanrısına kapılırsınız…

Şehvet, kusmaktır…

Sevişmek ise, yeniden ve yeniden yaratmaktır.

Sevişmek, yaratıma ve evrene gebe olmaktır.

Ölmekten korktuğumuz gibi sevişmekten de korkuyor, ama bu korkumuzu birbirimizle paylaşmıyoruz.

Kadınlara ikiyüzlüce davranıp, “sevişme ile namus” cenderesine sokup, en güzel duygunun payandalarını kıran bizler değil miyiz?

Sevişirken insanın en masum, en doğal, en içten haline kavuştuğunu, dokunan ve savrulan bedenlerin, içindeki sonsuz yıldız tozunu evrene yaydığını biliyor muyuz?

Bu tanrısal tohumun, bizi kutsadığını ve kötülükleri yok ettiğini görebiliyor muyuz?

Ancak tabular ve kalabalıklar kirletiyor insanı. “Sevişmeyin, savaşın!” diyen korkunun generalleri de onlar…

Oysa arınmak için yalnızlığa ve aşka ihtiyacımız var.

Ve üç yıl önce, not defterime yazdığım gibi, “Tüm gerçek aşklar ve sevişmeler, cennetin de cehennemin de ötesindedir!”

Ne ölmek korkunçtur ne de sevişmek…

Orgazm anında kalbiniz durur. Ve Tanrı’nın garip bir ironisi olarak, sevişirken ölür, ölürken sevişirsiniz…

O an hem yaşamaktasınızdır, hem de ölmektesinizdir…

Çünkü ölüm gibi sevişmek de, önce kendiniz ve sevdiğinizle, sonra da bütün evrenle birleşmek, bütünleşmektir…

emrecehayat   18 Ağustos 2008 13:28  

Biri beyaz biri kara iki kedi..
Birbirlerinin omzuna kollarını dolamışçasına birbirlerine şefkatle sarılarak,
birbirlerine dayanarak yola çıkmışlar.
Gölgeler akşamüstünü söylüyor.
Yorgun bir günün sonunda eve dönüyorlarmış gibi.
Yüzlerini görmüyoruz ama eminim mırıl mırıl konuşuyorlardır.
Belli sınanmış, denenmiş bir dostluk bu,
Uzun yolları da göze alabilen bir dostluk

Ya biz, binde bir karşımıza çıkan dostluk, arkadaşlık, sevgililik fırsatlarını ne yapıyoruz?
Akşam üstünün bir saatinde yorgun gövdemizi yaslayıp mırıl mırıl konuşabileceğimiz,
Omzumuza dolanan bir kolun, başımızı yaslayabileceğimiz bir omzun,
Belimizi kavrayan bir elin, uzun yollara dayanıklı ayakların sahibi karşımıza çıktığında tanıyabiliyor muyuz onu,
Değerini biliyor, biricikliğini, benzersizliğini anlayabiliyor muyuz? ...

Yoksa hayatı sonsuz, fırsatları sayısız sanıp
Kendimizi hep ilerde bir gün karşılaşacağımızı sandığımız bir başkasına,
Bir yenisine ertelerken hayat yanımızdan geçip gidiyor mu?
Karşımıza çerken çıkmış insanları yolumuzun dışına sürüklerken
Bir gün geri dönüp onu deliler gibi arayacağımızı hiç hesaba katıyor muyuz?
Hayat her zaman cömert davranmaz bize, tersine çoğu kez zalimdir,
Her zaman aynı fırsatları sunmaz, toyluk zamanlarını ödetir.
Hoyratça kullandığımız arkadaşlıkların, eskitmeden yıprattığımız dostlukların
Savurganca harcadığımız aşkların hazin hatırasıyla yapayalnız kalırız bir gün...

Bir akşamüstü yanımızda kimse olmaz,
Ya da olanlar olması gerekenler değildir.
Yıldızların bizim için parladığını göremeyen gözlerimiz,
Gün gelir kayan yıldızların gömüldüğü maziye kilitlenir...

Kedilerin özel bir anını yakalamak gibidir
Kendi hayatımızdaki olağanüstü anları ve olağanüstü kişileri yakalamak.
Bazılarının gelecekte sandıkları 'bir gün' geçmişte kalmıştır oysa;
Hani şu karşıdan karşıya geçerken, trafik ışıklarında rastladığınız,
Omzunun üzerinden şöyle bir baktığınız sonra da boşverip
'Nasıl olsa ilerde bir gün tekrar karşıma çıkar.' dediğinizdir.
Oysa tam da o gün bu zalim şehri terk etmiştir O,
Boş yere bu sokaklarda aranırsınız...

MURATHAN MUNGAN

emrecehayat   18 Ağustos 2008 13:20  

o simdi restoratör ArchıCAD'in ustasıyım,bilgimat'ın hastasıyım arabanın tasarımında hata varsa, lütfen arayın köpürtmeden sabunlayabilmek seni. uykusuz insaatci on board. çizim allahın emri metraj olmasaydı hastanım norman foster önce insaatciyim, sonra insanım.... biçim işlevi izler, ben seni.... taşralı değil, Taşkışlalım insaatcıyım hovardayım, 24 ayardayım form follows function rapidonun ustasıyım ,paftaların hastasıyım dikkat içerde maket var bir sana bir gece uykusuna hasretim bunu yazan insaatci.... le corbusier izindeyiz çizerim ,dünyayı da çizerim. less is more uyku biraz uyku ,tek istegim buydu modernistsin dediler kız vermediler moderniste can feda, postmodernizme elveda hatalıysam yıkın mekanım cennet olsun autocadin ustasıyım koolhaas' ın hastasıyım büyüyünce müteahhit olucam gropius sağolsun ama hepsini kendim yaptım bauhauslum.... tek rakibim le corbusier matrix'i de ben yaptım; yine yıkar yine yaparım....

emrecehayat   30 Mart 2008 23:58  

devletin kendi derinliginde bogulmaması icin bıraktıgı yasal boslugun ıslevsel degil yasal aktorlerle doldurulması onemlidir

emrecehayat   26 Mart 2008 21:04  

emrecehayat tv

şu an 70 milyon ne izliyor?

müzik kutum

emreüçlerim


 
tuttum işlemi gizlidir. karşı tarafın haberi olmaz. tuttuğunuz kişileri bir arada görebilir, yaptıklarını takip edebilirsiniz.

ETİKETLERİ

ARKADAŞLARININ EKLEDİKLERİ


pilli projeleri: pilli.com: kollektif bağımsız içerik | sosyomat.com: arkadaşını etiketle | put.io: online cloud storage